Tenkis davası, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünü aşarak saklı paylı mirasçıların miras hakkını ihlal etmesi halinde, bu ihlalin giderilmesi ve yapılan tasarrufların kanunun öngördüğü sınırlar içine çekilmesi amacıyla açılan bir davadır. Tenkis davası, mirasbırakanın bazı mirasçılar aleyhine miras malvarlığını kaçırmaya yönelik işlemlerine karşı başvurulabilecek etkili bir hukuki koruma yoludur.
Saklı paylı mirasçıların kimler olduğu ve saklı pay oranlarının ne olduğu ilgili yazımızda incelenmiştir. Bu makalede tenkis davasının açılma şartlarının ne olduğu ve dava ile ilgili hukuki bilgiler verilecektir.
Tenkis Davası Nedir?
Tenkis, miras hukukunda önemli bir kavramdır ve kelime anlamı olarak ‘azaltma’ veya ‘indirme’ anlamına gelir. Bu davada bazı mirasçılar mirasbırakanın vefatından önce yapmış olduğu vasiyet veya anlaşmalardaki bazı hükümlerin geçersizliği ileri sürerek bu hükümlerin etkilerini ortadan kaldırmaya veya azaltmaya çalışmaktadırlar.
Miras hukukunda esas olan mirasbırakanın mirası üzerinde dilediği gibi tasarruf etme yetkisine sahip olmasıdır. Ancak kanun koyucu bu tasarruf yetkisini saklı paylı mirasçıları koruyacak şekilde sınırlamıştır.
Söz konusu bu sınırlandırma kendiliğinden olan bir sınırlandırma değildir. Mirasbırakan hayatta olduğu sürece mal varlığındaki değerler hakkında istediği gibi tasarruf edebilir. Söz gelimi bir kişi hayattayken tüm mallarını bir vakfa bağışlayabilir. Kanun koyucu burada sınırlandırıcı bir etki yaratmaz. Ancak bu kişinin vefatından sonra saklı paylı mirasçıları haklarının zedelendiğini düşünmekteyse tenkis davası açarak haklarının korunmasını sağlayabileceklerdir.
Tenkis davası açabilmek için öncelikle mirasbırakanın mal varlığı üzerindeki tasarruf hakkını bulmak gerekir. Eğer mirasbırakan saklı paylı mirasçıların haklarını zedelemeksizin bir tasarrufta bulunmuşsa o takdirde mahkeme davanın reddine karar verecektir. Yargıtay da şu şekilde karar vermiştir: “Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır.” (Yarg. HGK 2024/192 K.)
Tenkis Davası Açabilecek Saklı Paylı Mirasçılar
Tenkis davası açabilecek olan saklı paylı mirasçılar TMK hükümlerinde düzenlenmiştir:
- Mirasbırakanın ana-babası (1/4 oranında)
- Mirasbırakanın çocukları (1/2 oranında)
- Mirasbırakanın torunları (1/2 oranında)
- Mirasbırakanın eşi (mirasçı olduğu zümreye göre değişmektedir.)
İlgili yazımızda da belirtildiği üzere kardeşler saklı paylı mirasçı olmadıklarından tenkis davası açmaya hakları bulunmamaktadır.
Murisin Mirasta Tasarruf Oranı
Tasarruf oranı, saklı paylı mirasçılara ait tüm saklı payların terekeden düşülmesiyle kalan ve mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebileceği kısmı ifade eder. Tasarruf oranı ile saklı payların tespiti, esasen terekenin hesaplanmasıyla birlikte ortaya çıkar. Bu nedenle burada asıl önem taşıyan husus, net terekenin doğru biçimde belirlenmesidir. Uygulamada bu hesaplama çoğunlukla bilirkişi aracılığıyla yapılmaktadır.
Örnek vermek gerekirse, terekeyi 1 tam sayı olarak kabul edelim. Saklı payların toplamını gösteren kesirli değer bu 1’den çıkarıldığında, geriye kalan kesir tasarruf oranını oluşturur. Somut bir hesaplamada saklı paylar toplamı 2/3 olarak belirlenmişse, mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebileceği oran kalan 1/3 olacaktır.
Terekenin Hesaplanması
Dava sürecinde net terekenin hesaplanması bilirkişiler marifetiyle yapılmaktadır. Ancak dava açıp açmamaya karar verilme sürecinde terekenin hesaplanması ve davanın bu doğrultuda açılması kritik önem arz etmektedir.
Kanun ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, mirasbırakanın, saklı payı zedeleyip zedelemediği “net tereke” üzerinden hesaplanır. Net tereke ise, terekenin aktifinden terekenin pasifin indirilmesi ile bulunur (Yarg. 7. HD. 2025/2470 K.).
Terekenin aktif kısmını, mirasbırakanın ölüm tarihinde sahip olduğu malvarlığı değerleri ile iadeye ve tenkise tabi kazandırmalar oluşturur. Terekenin pasif kısmı ise mirasbırakanın borçları, mirasbırakanla birlikte yaşayan kişilerin üç aylık geçim giderleri, terekenin mühürlenmesi ve defterinin tutulmasına ilişkin masraflar ile cenaze giderleri gibi kalemlerden meydana gelir.
Tenkise Tabi Kazandırmalar
TMK m. 565 hükmünde tenkise tabi olan sağlararasındaki kazandırmalar açıklanmıştır:
- Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar,
- Geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,
- Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,
- Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,
- Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar.
Muris tarafından tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde, saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif ve sübjektif unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez. (Yarg. 7. HD. 2025/157 K.)
Tenkiste Sıra
Muris tarafından tasarruf oranı aşılmış ve yukarıdaki şartlar gerçekleşmişse bu durumda tenkis gerçekleşecektir. Ancak tenkis yapılırken de kanunen belirlenmiş bir sıra izlenecektir. TMK m. 570 hükmünde bu sıra düzenlenmiştir.
Buna göre, “Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı tasarruflardan; bu yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan yapılır. Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve sağlararası kazandırmalar en son sırada tenkis edilir.” denmektedir.
Bu doğrultuda;
- Öncelikle ölüme bağlı kazandırmalar sonrasında sağlararası kazandırmalar tenkise tabi tutulur. Ölüme bağlı kazandırmalar tenkis edildiğinde saklı paylı mirasçının hakkı korunmuş olursa sağlararası kazandırmalar hesaba katılmayacaktır.
- Birden fazla ölüme bağlı tasarruf var ise bu durumda murisin aksi bir yönde arzusunun olduğu tespit edilmezse tenkis orantılı olarak yapılır.
- Sağlararasındaki kazandırmalara tenkis uygulanacaksa burada da bir sıra söz konusudur. Yapılan kazandırmaların tarihine bakılarak öncelikle en yeni tarihli kazandırma tenkis edilecek eğer saklı paylı mirasçıların hakkı verilmiş olursa eski tarihli kazandırmalara geçmek zorunda kalınmayacaktır.
- En son durumda ise kamu tüzel kişileri ve kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan kazandırmalara el atılacaktır. Birden fazla kamu tüzel kişi lehine kazandırma varsa tenkis hususundaki genel hükümler uygulanır.
Tenkis Davası Kime Karşı Açılır?
Tenkis davasında davalı sıfatı, mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmını aşarak saklı payları ihlal edecek şekilde kazandırmada bulunduğu kişilere yöneltilir. Bu kişiler mirasçılar olabileceği gibi üçüncü kişiler de olabilir. Kazandırmanın yapıldığı kişinin vefat etmiş olması halinde ise, dava onun mirasçılarına karşı açılır.
Kazandırmaların birden fazla ve farklı kişilere yapılmış olması durumunda, davalı sayısı da birden fazla olacaktır. Saklı paylı mirasçı, bu kişilerin tamamını davaya dahil edebileceği gibi, hepsini birlikte dava etmek zorunda da değildir. Ancak tümünü davaya dahil etmemesi halinde, tenkiste sıra kurallarının uygulanması nedeniyle aleyhine sonuçlar doğabileceğini ve bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağını bilmelidir.
Kural olarak tenkis davası, kazandırmanın yapıldığı kişilere karşı açılır. Ancak Yargıtay, istisnai olarak kazandırma konusu malın üçüncü kişilere devredilmiş olması hâlinde, bu kişilere karşı da tenkis davası açılabileceğini kabul etmektedir. Bu kapsamda, mirasbırakanın saklı pay kurallarını dolanmak amacıyla yaptığı temlikten yararlanan kişinin, mirasbırakanın bilgisi ve talimatı dışında, saklı paylı mirasçıları haklarından mahrum bırakmak amacıyla ve durumu bilen üçüncü kişilere taşınmazı devretmesi hâlinde, kötü niyetli bu üçüncü kişilere karşı saklı paylı mirasçılar tarafından tenkis davası açılabilmesi mümkündür.
Tenkis Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Genel yetki kurallarına göre dava, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemelerinde açılır. Ancak murisin Türkiye’de bir yerleşim yeri bulunmuyorsa bu durumda taşınmazının bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olacaktır.
Görevli mahkeme ise Asliye Hukuk Mahkemeleridir.
Hak Düşürücü Süre
TMK m. 571 hükmüne göre dava açma hakkı mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve herhâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşecektir.
Hukuki Süreçte Uzman Avukat Desteğinin Önemi
Tenkis davası, mirasbırakanın saklı payları ihlal eden tasarruflarının yasal sınırlara çekilmesini amaçlayan bir miras hukuku davasıdır. Bu dava ile saklı pay sahibi mirasçıların kanundan doğan hakları korunur. Tenkis davası, mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmalarına karşı açılabilir.
Uygulamada, saklı payın ihlal edilip edilmediğinin doğru şekilde tespit edilmesi büyük önem taşır. Bunun için mirasbırakanın tasarruf oranı ve terekenin kapsamı ayrıntılı olarak incelenir. Ayrıca kazandırmaların hangi sırayla tenkise tabi tutulacağı da değerlendirilmelidir. Bu hususlar davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Tenkis davasında sürelere uyulmaması ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Aynı şekilde yanlış davalıya yöneltilen talepler davanın reddiyle sonuçlanabilir. Bu nedenle tenkis davası açılmadan önce hukuki şartların doğru şekilde analiz edilmesi gerekir. Sürecin başından itibaren miras hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınması, saklı payın etkin şekilde korunması açısından önem taşır.