Miras hukukunda temel kabul edilen prensiplerden biri, miras bırakanın malvarlığı üzerinde mutlak bir tasarruf özgürlüğüne sahip olmamasıdır. Bu ilkenin en belirgin yansıması ise “saklı paylı mirasçı” kurumudur. Türk Medeni Kanunu, belirli yakın hısımlara mirastan feragat edilemeyecek ölçüde bir pay tanımış ve bu kişileri “saklı paylı mirasçılar” olarak nitelendirmiştir.
Bu yazıda; saklı paylı mirasçıların kimler olduğu, sahip oldukları yasal haklar, saklı pay oranları ile miras bırakanın bu payları ihlal eden tasarruflarının hangi yollarla iptal edilebileceği gibi birçok soruya yanıt bulabilirsiniz.
Saklı Pay Nedir?
Saklı pay, mirasçının yasal olarak hak ettiği mirastan alması gereken asgari payı ifade eder. Bu oran, kanun tarafından belirlenmiştir. Bir mirasçının, kanunda öngörülen saklı pay oranının altında miras payı alması durumunda, saklı payının ihlal edildiği kabul edilir. Bu durumda mirasçı, hakkını korumak için tenkis davası açabilir. Saklı pay kavramı, “mahfuz hisse” veya “korunmuş pay” olarak da adlandırılır.
Saklı Paylı Mirasçılar Kimlerdir?
TMK m. 506 hükmünde saklı paylı mirasçılar belirlenmiştir. Bu kişiler yasal mirasçılar arasından belirlenmiş olup şu şekilde sıralanmıştır:
- Altsoy (çocuklar, torunlar ve onların çocukları)
- Anne ve baba (altsoy bulunmuyorsa)
- Sağ kalan eş
- Evlat edinilmiş çocuklar (altsoyun tabi olduğu kurallara tabidir.)
Burada dikkat edilmesi gereken husus; miras bırakanın kardeşlerinin, büyükannesi- büyükbabasının saklı paylı mirasçı olmadığıdır. Ayrıca anne ve babanın saklı paylı mirasçı olabilmesi için miras bırakan kişinin alt soyunun bulunmaması gerekir. Yani yasal mirasçılar yazımızda belirtmiş olduğumuz gibi anne ve babanın herhangi bir şekilde mirastan yasal hak iddia edebilmesi için miras bırakan kişinin evlat edinilmiş veya öz olarak bir çocuğa sahip olmamasıdır.
Altsoyun Saklı Payı
Miras bırakanın altsoyu, saklı paylı mirasçılar arasında en başta gelir. Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesi uyarınca, altsoyun saklı payı, kendilerine düşen yasal miras payının yarısına (1/2) karşılık gelir. Bu oran, miras bırakanın vasiyetnameyle yapacağı ölüme bağlı tasarruflar ya da hayattayken gerçekleştirdiği karşılıksız kazandırmalarla dahi ortadan kaldırılamayan, kanunen korunan bir haktır.
Altsoy kavramından yalnızca miras bırakanın çocukları değil torunları ve hatta torunlarının çocukları da anlaşılmaktadır. Dolayısıyla miras bırakanın çocuğu kendinden önce vefat etmiş ancak torunu hayattaysa söylenilen bu kural torunu için geçerli olacaktır.
Ayrıca miras bırakanın evlat edinilmiş çocukları için de yukarıdaki ½ lik saklı pay oranı uygulanacaktır. Kanun koyucu burada kan hısmı olan altsoy için özel bir düzenleme getirmemiştir.
Örnek verilecek olursa miras bırakan ölümüyle 100.000 TL bir mal varlığı bıraktıysa bunun ½ oranında kendi tasarruf yetkisi bulunacaktır. 50.000 TL mal varlığını vasiyetname yoluyla bir başkasına bırakabilir ancak 50.000 TL mal varlığı çocuklarının saklı payı olduğundan o kısma müdahale edemez.
Anne-Babanın Saklı Payı
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere anne-babanın saklı paylı mirasçı olabilmesi için gereken ön koşul miras bırakanın bir altsoyu bulunmamasıdır.
Bu ön koşul gerçekleştiğinde ise Anne ve babanın saklı payı, her biri için ayrı ayrı olmak üzere, kendilerine düşen yasal miras payının dörtte biri (1/4) oranındadır. Bu hak, kişisel nitelikte olup her ebeveyne bireysel olarak tanınmıştır. Dolayısıyla, miras bırakanın ölüm tarihinde anne veya babadan yalnızca biri hayattaysa, saklı pay hakkı sadece hayatta olan ebeveyne ait olur. Vefat etmiş ebeveynin saklı payı ise başka mirasçılara geçmez.
Sağ Kalan Eşin Saklı Payı
Sağ kalan eşin saklı payı birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişkenlik göstermektedir. Eşin saklı pay miras oranları şu şekildedir:
- Miras bırakanın sağ kalan eşi eğer çocuğu ile birlikte saklı pay sahibi mirasçı ise saklı payı yasal miras payının tamamı kadardır. Bu da oransal olarak 1/4 paya denk gelmektedir.
- Sağ kalan eş, miras bırakanın anne ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, yine yasal miras payının tamamı saklı pay olarak korunur. Bu halde saklı pay oranı 1/2 olacaktır.
- Diğer hallerde, yani sağ kalan eşin tek başına veya büyükanne ve büyükbabalar ya da onların çocukları ile mirasçı olduğu durumlarda, yasal miras payının dörtte üçü(3/4) saklı payını oluşturur.
Bu düzenleme, sağ kalan eşin mirastaki konumunu ve ekonomik geleceğini güvence altına almayı hedefler. Eşin saklı payı, miras bırakanın hem ölüme bağlı tasarruflarıyla hem de sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalarla ihlal edilemez.
Saklı Payın İhlali Durumunda Tenkis Davası
Miras bırakanın, kanunla belirlenen tasarruf edilebilir kısmı aşan şekilde yaptığı ölüme bağlı veya sağlararası karşılıksız kazandırmalar, saklı paylı mirasçıların haklarını zedeler. Böyle bir durumda, miras bırakanın saklı paya tecavüz eden tasarruflarının hukuken geçersiz sayılması gerekir. Bu hukuki korumanın sağlanmasında başvurulan temel yol ise tenkis davasıdır.
Tenkis davası, saklı payı zedelenen mirasçının, bu ihlalin giderilmesi ve saklı payına denk gelen malvarlığı değerinin kendisine iade edilmesi amacıyla açtığı yenilik doğuran bir davadır. Davanın amacı, miras bırakanın tasarrufunu tamamen geçersiz kılmak değil, yalnızca saklı payın ihlal edilen kısmıyla sınırlı olarak etkisizleştirmektir. Dava, saklı payı ihlal edilen mirasçı tarafından, miras bırakanın tasarrufundan yararlanan diğer mirasçılara veya üçüncü kişilere karşı açılır.
Tenkis işlemlerinde kanunla belirlenmiş bir sıra izlenir. Öncelikle, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufları tenkise tabi tutulur. Bu indirim saklı payın ihlalini gidermeye yeterli olmazsa, en yeni tarihli işlemden başlanarak geriye doğru gidilmek suretiyle sağlararası kazandırmalar tenkis edilir.
Bu davaların eksiksiz şekilde yürütülmesi ve herhangi bir hak kaybının yaşanmaması için, miras hukuku konusunda deneyimli bir avukattan hukuki destek alınması önem taşır. Türk Medeni Kanunu uyarınca tenkis davası açma hakkı, mirasçının saklı payına yönelik ihlali öğrendiği tarihten itibaren bir yıl; her hâlükârda ise mirasın açıldığı tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Pingback: Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat) - Efendioğlu Hukuk Bürosu
Pingback: Tenkis Davası - Efendioğlu Hukuk Bürosu