
Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesine göre, eşlerden biri diğer eşe ait bir malın edinilmesine, korunmasına veya değer kazanmasına karşılıksız katkı sağlamışsa değer artış payı alacağı talep edebilir. Bu hak, mal rejiminin tasfiyesi sırasında ortaya çıkar. Böylece katkı sağlayan eş, yaptığı katkı oranında malda meydana gelen değer artışından pay alma hakkına sahip olur.
Alacak hakkı bulunduğunu iddia eden eş, katkısını ve bunun sonucundaki değer artışını ispatlamak koşulu ile katkısının yalnızca parasal karşılığını talep eder.
Değer Artış Payı Alacağı Hangi Durumlarda Talep Edilir?
- Öncelikle eşler arasında olan mal rejiminin sona ermesi gerekir. Bu sebeplerin neler olduğunu görmek için ilgili yazımıza ulaşabilirsiniz. Alacak hakkının ancak tasfiye sırasında talep hakkı doğar.
- Eşlerin yasal mal rejimine tabi olmaları gerekmektedir. Yasal mal edinilmiş mallara katılma rejimidir. Detaylı bilgi için yazımıza ulaşabilirsiniz.
- Alacak hakkı olduğunu iddia eden eş diğer eşin malının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına bir katkıda bulunduğunu ispatlamalıdır. Yargıtay konuyla iligli şöyle karar vermiştir: “Değer artış payı talep eden eşin, yaptığı katkıyı somut delillerle (banka dekontu, kredi ödeme tablosu, maaş kayıtları vb.) ispatlaması gerekir. Mahkemeler, eşlerin evlilik süresince sağladıkları ekonomik katkıları ve tasarruf yetkisi kapsamında yaptıkları harcamaları bütüncül bir şekilde değerlendirmek zorundadır; eksik inceleme ile verilen kararlar bozma nedenidir.” (Yarg. 2. HD. 2025/1742 K. 20.02.2025 T.)
- Değer artış payının talebi için hiç veya uygun bir karşılık alınmamış olması gerekir.
- Yapılan katkı sonucunda eşin malvarlığında veya katkı yapılan malın değerinde bir artış olması şarttır.
- Katkı yapan eşin bu katkısının bağışlama nitelemesinde olmaması gerekir.
- Değer artış payı alacağından vazgeçilmemiş olması gerekir. Zira TMK m. 227 hükmünde alacak hakkından yazılı bir anlaşmayla vazgeçilebileceği düzenlenmiştir.
Değer Artış Payı Alacağı Nasıl Hesaplanır?
Mahkeme, alacağı hesaplarken önce eşin yaptığı katkı miktarını belirler. Ardından bu katkıyı, malın edinildiği tarihteki değeriyle karşılaştırır ve katkı oranını hesaplar. Daha sonra mahkeme, bu oranı malın tasfiye tarihindeki güncel rayiç değeriyle çarpar. Böylece eşin talep edebileceği değer artış payı alacağı ortaya çıkar.
Katkı Oranı = Eşin Yaptığı Katkı Miktarı ÷ Malın Edinildiği Tarihteki Değeri
Değer Artış Payı Alacağı = Katkı Oranı × Malın Tasfiye Tarihindeki Güncel (Rayiç) Değeri
Örnek: Eş (A), evlilik birliği içinde 1.000.000 TL bedelle bir taşınmaz satın almıştır. Eş (B) ise bu taşınmazın satın alınması sırasında, miras yoluyla kendisine kalan ve kişisel mal niteliğinde olan 200.000 TL’yi peşinat olarak ödemiştir. Bu durumda mahkeme öncelikle katkı oranını hesaplar:
Katkı Oranı = 200.000 TL ÷ 1.000.000 TL = %20
Daha sonra mahkeme, taşınmazın tasfiye tarihindeki güncel değerini esas alır. Bilirkişi incelemesi sonucunda taşınmazın güncel değerinin 10.000.000 TL olduğu tespit edilmiştir.
Değer Artış Payı Alacağı = 10.000.000 TL × %20 = 2.000.000 TL
Bu örnekte Eş (B), taşınmazın satın alınmasına 200.000 TL katkı sağlamıştır. Taşınmazın değeri zaman içinde arttığı için Eş (B) yalnızca yaptığı katkıyı değil, katkı oranına göre hesaplanan 2.000.000 TL değer artış payı alacağını talep eder.
Taşınmazın banka kredisiyle satın alınması ve kredi taksitlerinin evlilik birliği içinde ödenmesi hâlinde mahkeme, değer artış payı alacağını daha ayrıntılı şekilde hesaplar. Yargıtay uygulamasına göre mahkeme, kredi borcunun tamamını tek bir tutar olarak değerlendirmez. Bunun yerine evlilik süresince ödenen kredi taksitlerinin toplam kredi borcuna oranını belirler. Daha sonra bu oranı taşınmazın tasfiye tarihindeki güncel değeri üzerinden uygular. Böylece eşin katkı miktarını ve talep edebileceği alacağını daha doğru şekilde hesaplar. (Yarg. 2. HD. 2026/3906 K. 09.04.2026 T.)
Değer Kaybı Durumunda:
Taşınmazın değeri tasfiye tarihinde, satın alındığı tarihteki değerin altına düşebilir. Bu durum ekonomik kriz, piyasa koşulları veya benzeri nedenlerden kaynaklanabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesi, bu durumda katkı sağlayan eşi korur. Mahkeme, taşınmazın değer kaybı nedeniyle katkı sağlayan eşi zarara uğratmaz. Bu nedenle hesaplama yaparken eşin başlangıçta yaptığı fiili katkı miktarını esas alır. Örneğin yukarıdaki olayda Eş (B) taşınmaza 200.000 TL katkı sağlamıştır. Taşınmazın değeri sonradan düşse bile mahkeme alacağı bu tutarın altına indiremez.
Değer Artış Payı Alacağı ile Katılma Alacağı Arasındaki Fark Nedir?
Değer artış payı alacağı ile katılma alacağı, mal rejiminin tasfiyesi sırasında ortaya çıkan iki farklı alacak hakkıdır. Katılma alacağı, eşlerin edinilmiş mallarının tümü üzerinden hesaplanır. Değer artış payı alacağı ise eşlerden birinin diğer eşe ait bir mala yaptığı katkıdan doğar. Bu nedenle her iki alacak hakkı farklı hukuki sebeplere dayanır. Ancak bazı durumlarda eşler aynı dava içinde hem katılma alacağı hem de değer artış payı alacağı talep edebilir.
Katılma alacağı hakkında ayrıntılı bilgi almak isterseniz, “Katılma Alacağı Davası Nedir?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Zamanaşımı Süresi
Değer artış payı alacağı davası, mal rejiminin sona ermesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmalıdır. Boşanma hâlinde bu süre, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Mal rejimi eşlerden birinin ölümü veya kanunda öngörülen başka bir sebeple sona ermişse, zamanaşımı süresi de mal rejiminin sona erdiği tarihe göre belirlenir.
Değer Artış Payı Alacağı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Değer artış payı alacağı davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise davaya, Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi bakar.
Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda yetkili olan mahkemedir. Somut olayın özelliklerine göre yetkili mahkeme değişebileceğinden, dava açılmadan önce yetki kurallarının dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Değer Artış Payı Alacağı Davasında Avukat Desteğinin Önemi
Bu davalarda katkının hangi malvarlığı değerine yapıldığı, katkı oranının nasıl hesaplanacağı ve hangi delillerin sunulacağı davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle dava açılmadan önce hukuki sürecin doğru değerlendirilmesi büyük önem taşır. Alanında uzman bir aile hukuku avukatı, hak kaybı yaşanmasının önüne geçer ve sürecin usule uygun şekilde yürütülmesini sağlar.
İlgili Hukuki Konular
Bu konu hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz aşağıdaki yazılarımızı da inceleyebilirsiniz:
- Katılma Alacağı Davası Nedir?
- Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?
- Edinilmiş Mallar Nelerdir?
- Boşanmada Ziynet Eşyaları Kime Aittir?
Geri bildirim: Katılma Alacağı Davası Nedir? - Efendioğlu Hukuk Bürosu