lamlı icra takibi, bir mahkeme kararının gereğini yerine getirmek amacıyla başvurulan takip yoludur. Alacaklı, lehine aldığı ilama dayanarak icra dairesine başvurur. Böylece ilamda yer alan hakkın yerine getirilmesini talep eder. İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili hükümleri ilamlı icra takibinin esaslarını düzenler.
İlamlı icra, yalnızca para alacakları bakımından gündeme gelmez. Örneğin bir ilam, para veya teminat dışında bir edimin yerine getirilmesini de dahildir. Buna karşılık para ve teminat alacaklarında alacaklı, şartları varsa ilamsız icra yolunu da tercih edebilir.
Bu makalede ilam niteliğinde olan belgeler, ilamlı icra takibi ve itiraz yolları ele alınacaktır.
İlam ve İlam Niteliğindeki Belgeler
Alacaklının ilamlı icra takibi başlatabilmesi için bir ilama veya kanunun ilam niteliği tanıdığı bir belgeye dayanması gerekir. Bu nedenle öncelikle hangi belgelerin ilam veya ilam niteliğinde belge sayıldığını belirlemek önem taşır.
A. İlamlar
Mahkemenin taraflara verdiği hüküm nüshası ilam niteliği taşır. Hukuk mahkemeleri ve idari yargı mercileri, yargılama sonucunda ilam niteliğinde kararlar verir.
Bir mahkeme kararının taraflara verilen hüküm nüshasına ilam denmektedir. Bu ilam hukuk mahkemelerinden (asliye hukuk, sulh hukuk, ticaret vb.) ve ayrıca tam yargı davaları sonunda verilen olan idari yargı mercilerinden alınacaktır.
Tenfizine karar verilmesi sonucunda Türk Hukuk sisteminde geçerliliği olan yabancı mahkeme ilamları da ilamlı icranın konusu olur.
Burada alacaklı için önemli olan husus söz konusu ilamın bir eda hükmü içermesidir. Tespit niteliğinde olan ilamlar ilamlı icraya konu edilemez. Örneğin kiralanan bir taşınmazın çatısının aktığının mahkeme tarafından tespit edilmesinde ilamla birlikte herhangi bir icra yoluna gidilmesi mümkün değildir.
B. İlam Niteliğindeki Belgeler
Bu belgeler İİK m. 38 hükmü ve başkaca kanunlarda yer alan özel hükümler neticesinde belirlenmiştir. Belgeler şunlardır:
- Mahkeme huzurunda yapılan olan sulh, kabul ve feragat
- Avukatlık Kanunu m. 35/A gereğince yapılan uzlaşmalar,
- Düzenleme biçimindeki noter senetleri,
- İstinaf, Temyiz ve icra kefaletnameleri,
- İpotek akit tablosu (yalnızca ipoteğin paraya çevrilmesi yolunda),
- Tüketici Hakem Heyeti kararları,
- Arabuluculuk şerhi verilen anlaşma tutanakları.
İlamlı İcrada Yetki
İlamsız icradan farklı olarak burada yetki kuralları söz konusu değildir. Alacaklı elindeki ilam belgesiyle Türkiye’nin herhangi bir yerindeki icra dairesine giderek ilamlı icra takibi başlatabilir. Buna bağlı olarak da ilamsız icra takibi yazısında olan borçlunun yetki itirazı hakkı da bulunmaz.
İlamlı Takip Aşamaları
- İlk olarak ilamsız icrada olduğu gibi alacaklı icra dairesine bir takip talebi hazırlamalıdır. Bu takip talebinin ekinde ilam da olur.
- Takip talebi icraya ulaştıktan sonra ilgili icra dairesi borçlunun adresine bir icra emri gönderir. İcra emrinin ödeme emrinden en büyük farklı itiraz ile takibin durmamasıdır.
- Bu icra emriyle birlikte borçlu 7 gün içinde borcunu yerine getirmezse veya icranın geri bırakılması kararı almazsa bu durumda ilam hükmü icra dairesi tarafından yerine getirilecektir.
İlamın Kesinleşme Durumu
Alacaklının ilamlı icraya başvurulabilmesi için kural olarak mahkeme kararının kesinleşmiş olması gerekmez. Alacaklı henüz kesinleşmemiş olan ilamları da icraya koyabilecektir. Hatta bu mahkeme kararının borçlu tarafından istinaf veya temyiz edilmesi de icrayı kendiliğinden durduran bir kurum değildir. Aşağıda borçlunun icrayı durdurması için yapacağı işlemler detaylıca anlatılmıştır.
Ancak kanunen belirlenen bazı kararlar vardır ki bu kararlar kesinleşmeden ilamlı icra konusu edilemezler. Bu kararlar detaylıca ilgili yazımızda anlatılmıştır.
İcranın Geri Bırakılması
Borçlunun mahkeme kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurması, ilamlı icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Ancak borçlunun, kanundaki şartları yerine getirerek icranın geri bırakılmasını talep etme hakkı vardır. Böylece kanun yolu incelemesi sırasında ilamın icrasını durdurmayı amaçlar. Bu işlemin aşamaları şöyledir:
- Mahkeme kararını istinaf etmiş olan borçlu öncelikle icra dairesinden istinaf mahkemesinin icranın geri bırakılması kararı verilinceye kadar uygun bir süre (mühlet) istemesi gerekir. İcra dairesi borçludan hükmü istinaf ettiğini anlatan ve karar vermiş mahkemeden alınan bir belge getirmesini ister.
- Borçlunun talebi üzerine icra müdürü borçluya uygun bir mühlet verebilmek için borçludan teminat talep eder. Nafaka alacaklarında teminat istenmez.
- Borçlu söz konusu teminatı icra dairesine gösterdiği takdirde icra müdürü tarafından kendisine istinaf mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı gelene kadar uygun bir süre verilir. Bu süre zorunluluk halinde uzatılabilir. Bu süre içinde ilamın icrası durur.
- Süre alan borçlu istinaf mahkemesine başvurarak esas hakkındaki inceleme bitene kadar icranın geri bırakılmasını talep eder. Bu talebi alan istinaf mahkemesi esas hakkındaki incelemeye geçmeden öncelikle icranın geri bırakılması talebini değerlendirir ve sonucunda teminatın iade edilip edilmeyeceğine karar verir.
Yukarıda anlatılan icranın geri bırakılması kurumu haricinde borçlunun takibe itiraz hakkı yoktur. Takibin kesinleşmesine müteakip icra dairesi tarafından cebri icra işlemlerine geçilecektir.
İlamın Zamanaşımına Uğraması
İlamlı icra takibinin başarılı olabilmesi için ilamın zamanaşımına da uğramamış olması gerekir. Velev ki zamanaşımına uğramış bir ilam karşısında borçlu yine icranın geri bırakılmasını talep edebilecektir.
İlama dayanan takip, son işlem üzerinden on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Burada borçlunun ilamı ne zaman tebliğ aldığı önem arz etmektedir. Ancak bu on yıllık zamanaşımının istisnası da vardır: Taşınmaz mülkiyetine ve taşınmaz üzerindeki diğer ayni haklara ilişkin ilamlar zamanaşımına tabi değildir. (Yarg. 8. HD. 2017/633 K.)
Hukuki Süreçte Uzman Avukat Desteğinin Önemi
İlamlı icra takibi, kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanılarak alacağın icra yoluyla tahsil edilmesini sağlar. Bu takip yolunda alacaklı, elindeki ilam ile doğrudan icra dairesine başvurabilir. Ayrıca borcun varlığı yeniden tartışma konusu yapılmaz.
İlamlı icra takibinde ödeme emrinin tebliği büyük önem taşır. Borçlunun, borca değil yalnızca sınırlı itiraz sebeplerine dayanma hakkı vardır. Örneğin zamanaşımı veya borcun ödendiği iddia edilebilir. Bunun dışında ilamın esasına yönelik itiraz mümkün değildir.
Uygulamada, yanlış takip yolu seçilmesi ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Usule aykırı tebligatlar da sürecin uzamasına neden olur. Bu nedenle ilamlı icra takibinin başından itibaren icra hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınması önemlidir. Böylece alacak daha hızlı tahsil edilir ve olası itirazlar doğru şekilde yönetilir. Sorularınız için tarafımıza ulaşabilirsiniz.
İlgili Hukuki Konular
İlamlı icra takibi, diğer icra takip yolları ve mahkeme kararlarının icrası ile yakın ilişki taşır. Bu nedenle aşağıdaki yazılarımız konu hakkında tamamlayıcı bilgiler içerir:
Geri bildirim: Kesinleşmeden İcra Edilemeyecek Kararlar - Efendioğlu Hukuk Bürosu
Geri bildirim: İlamsız İcra Takibine İtiraz - Efendioğlu Hukuk Bürosu
Geri bildirim: Kambiyo Senedinin Ödenmemesi: İcra Takibi ve Hukuki Sonuçlar - Efendioğlu Hukuk Bürosu