Boşanma, evlilik birliğinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesini ifade eden ve taraflar bakımından önemli hukuki sonuçlar doğuran bir süreçtir. Anlaşmalı boşanma ise TMK m. 166/3 hükmünde düzenlenen ve eşlerin boşanmanın tüm sonuçları üzerinde mutabakata vararak evliliği sona erdirmesidir. Bu kapsamda anlaşmalı boşanma dilekçesi, tarafların iradelerini mahkemeye yönelttikleri ve boşanma protokolü ile birlikte değerlendirilen temel bir başvuru belgesi niteliğindedir. Aşağıda, anlaşmalı boşanma dilekçesinde yer alması gereken hususlar incelenmiştir.
Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi ile Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Anlaşmalı boşanma davası, taraflar arasında hazırlanan bir protokol ve anlaşmalı boşanma dilekçesi ile aile mahkemesine başvurulması suretiyle yürütülür. Aşağıda detaylı olarak açıklanacağı üzere, anlaşmalı boşanma protokolünde yer alabilecek eksiklik veya hatalar, taraflar bakımından önemli hak kayıplarına yol açabilecek sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, sürecin ve anlaşmalı boşanma dilekçesinin alanında uzman bir avukat aracılığıyla hazırlanması ve yürütülmesi önem arz etmektedir.
Anlaşmalı Boşanmanın Şartları ve Zorunlu Unsurları
Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için Medeni Kanun’un aradığı şartlar şunlardır:
1. Evliliğin En Az 1 Yıl Sürmesi Gerekir:
TMK m. 163 hükmüne göre tarafların anlaşmalı olarak boşanabilmesi için evlilik birliğinin en az 1 yıl boyunca sürmüş olması gerekir. Mahkeme tarafından nüfus kaydına göre inceleme yapılarak resmi nikah tarihi baz alınacaktır. (Yarg. 2. HD. 2016/3062 K.) Taraflar arasında imam nikahı, nişanlılık ya da birlikte yaşama gibi hallerde geçen süre 1 yıllık süreye dahil edilemez. Ayrıca 1 yıllık sürenin davanın açıldığı tarihte dolmuş olması gereklidir. Dava açıldıktan sonra 1 yıllık sürenin dolması anlaşmalı boşanma için yeterli değildir. (Yarg. 2. HD. 2018/553 K.)
2. Eşler Mahkemeye Beraber Başvurmalı ya da Bir Eşin Açtığı Boşanma Davasını Diğer Eş Kabul Etmelidir:
Anlaşmalı boşanma, tarafların birlikte hazırladıkları anlaşmalı boşanma dilekçesi ile mahkemeye başvurmalarıyla gerçekleşebileceği gibi, eşlerden birinin açtığı boşanma davasında ileri sürdüğü taleplerin diğer eş tarafından kabul edilmesi halinde de mümkün olmaktadır.
Çekişmeli olarak açılmış ve devam eden boşanma davasında da, tarafların anlaşmalı boşanma dilekçesi sunmaları veya anlaşma şartlarını duruşma sırasında tutanağa geçirmeleri halinde dava anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir.
3. Tarafların Duruşmada Bizzat Dinlenmesi Gerekir:
Tarafların anlaşmalı olarak boşanabilmesi için hakim tarafından her iki eşin de duruşmada dinlenmesi gerekmektedir. Davanın vekil aracılığı ile açılması mümkün olsa da duruşma sırasında sadece vekillerin orada olması boşanma işlemini gerçekleştirmez. Vekilin vekaletnamesinde özel yetki bulunsa dahi Yargıtay kararlarına göre de hakim tarafları bizzat dinleyecektir. (Yarg. 2. HD. 2015/4949 K.)
Ayrıca duruşma sırasında eşlerden birinin boşanma istediğini belirtmesi ancak diğerinin boşanmak istemediğini belirtmesi sonucunda boşanma davası çekişmeli boşanma davasına dönüşür.
4. Hakim, Boşanmanın Mali Sonuçları ile Çocukların Durumu İle İlgili Düzenlemeyi Uygun Bulmalıdır:
Taraflarca kabul edilmiş olan anlaşmalı boşanma dilekçesinin hakim tarafından da uygun bulunması anlaşmalı boşanma için şarttır. Bu bağlamda velayet, nafaka, kişisel ilişki hususları, maddi-manevi tazminatlar konusunda tarafların anlaşmış olduğu protokolün hakim tarafından uygun bulunması gerekir. Hakim gerek görürse bu şartlarda değişikliğe gidebilir. Ancak hakimin yapmış olduğu bu değişiklikler taraflarca kabul edilmesi durumunda anlaşmalı boşanma gerçekleşebilir.
Taraflar kural olarak TBK m. 26 hükmüne aykırılık getirmeyecek şekilde kendi aralarında boşanma anlaşması yapması mümkündür. Ancak bu anlaşmanın özellikle çocukların da üstün yararı gözetilerek yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde hakim bu hükümlere müdahale edecektir. Ayrıca tarafların yukarıda sayılan hususlardan bir tanesinde dahi anlaşamamış olması durumunda anlaşmalı boşanma gerçekleşmez. Kanunen anlaşmanın tam ve eksiksiz bir anlaşma olması gerekmektedir. (Yarg. 8. HD. 2015/4903 K.)
Anlaşmalı Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesi
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre TMK m. 166/3 hükmünde yer alan “boşanmanın mali sonuçları” ibaresi mal rejimi tasfiyesini içermez. Boşanmanın mali sonuçları ile kastedilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleridir. Bu sebeple tarafların anlaşmalı boşanma dilekçesinde mal rejimi tasfiyesine ilişkin hususlarda anlaşması bir zorunluluk değildir. Ancak isteğe bağlı olarak hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın tek tek ve ismen açıklamak suretiyle eşlerin edinmiş olduğu malları paylaşmaları da mümkündür.
Ayrıca anlaşmalı boşanma dilekçesine ayrı bir hüküm konularak ev eşyaları, çeyiz ve şahsi eşyaların kime ait olduğu isteğe bağlı olarak belirlenebilir. Bu kapsamda düğün takılarının da akıbeti belirlenebilecektir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanma davası, tarafların tüm hususlarda mutabakata varmış olmaları nedeniyle çekişmeli boşanma davalarına kıyasla çok daha kısa sürede sonuçlanır. Tarafların davalarını açtığı bölgeye bağlı olarak ortalama 1-6 ay arasında dava görülecek ve karar kesinleşecektir.
Uygulamada, şartların eksiksiz şekilde sağlanması ve anlaşmalı boşanma dilekçesi ile protokolün usulüne uygun hazırlanması halinde, yargılama çoğu zaman tek duruşmada tamamlanabilmektedir. Buna karşılık çekişmeli boşanma davaları, delillerin toplanması ve tarafların iddia ve savunmalarının incelenmesi gibi sebeplerle daha uzun sürede sonuçlanmaktadır. Bu nedenle sürecin hızlı ilerlemesi açısından anlaşmalı boşanma yolu önemli bir avantaj sağlamaktadır.
Hazır Dilekçe ve Protokol Kullanmanın Riskleri
Hazır dilekçe ve protokol kullanımı, anlaşmalı boşanma sürecinde tarafların somut durumlarına uygun olmayan düzenlemeler içerebileceğinden önemli hak kayıplarına yol açabilmektedir. Özellikle nafaka, velayet, tazminat ve mal rejimi tasfiyesi gibi hususların eksik veya hatalı düzenlenmesi, boşanma sonrasında yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Zira boşanmanın kesinleşmesinden sonra tarafların birbirlerinden tazminat isteme hakları da kalmayacaktır. Bu nedenle anlaşmalı boşanma dilekçesi ve protokolünün, tarafların ihtiyaçlarına uygun şekilde ve hukuki sonuçları gözetilerek hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
Sürecin sağlıklı ve hak kaybına yol açmayacak şekilde yürütülebilmesi adına, anlaşmalı boşanma işlemlerinin alanında uzman bir avukat aracılığıyla hazırlanması ve takip edilmesi tavsiye edilmektedir.