Kişinin ölümünden sonra mirasının kimlere kalacağı TMK m. 495-501 hükümleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerle hangi şartlar altında kişinin mirasının kimlere ne oranda kalacağı da hükme bağlanmıştır. Bu yazımızda yasal mirasçılar ve miras payları anlatılmıştır. Ancak miras bırakan kişi bu kişiler dışında da iradi olarak başka mirasçı belirleme hakkına sahiptir. Bu kişiye de atanmış mirasçı denir. Yasal mirasçılar, miras bırakanın kan hısımlarından, eşinden ve devletten oluşur.
Yasal Mirasçılar
Mirasçılık sisteminde bilinmesi gereken en önemli şey zümre sistemidir. Buna göre kanunen yasal mirasçıların da mirasçı olabilmesi için belirli bir sıra ve usul vardır. Bu makalemizde de tek tek zümrelerin içinde kimlerin olduğuna göre değerlendirme yapılacaktır.
1. Altsoy (Birinci Zümre):
Burada miras bırakanın çocukları ve torunları yer almaktadır. Miras bırakanın her bir çocuğu mirastan eşit pay alma hakkına sahiptir. Çocuklardan biri vefat etmişse, onun payı kendi çocuklarına (miras bırakanın torunlarına) geçer.
Eğer ki miras bırakanın altsoyu mevcutsa yani birinci zümreden herhangi bir kişi varsa bu durumda miras diğer zümrelere geçmeksizin burada kalacaktır.
2. Anne- Baba (İkinci Zümre):
Eğer ki miras bırakanın altsoyu yoksa bu durumda miras ikinci zümreye yani kendi anne-babasına eşit şekilde kalacaktır. Anne veya baba vefat etmişse, onun payı kendi altsoyuna (miras bırakanın kardeşlerine) geçer.
Miras bırakanın anne-babası veyahut kardeşi de yoksa bu durumda miras üçüncü zümreye kalacaktır.
3. Büyükanne-Büyükbaba (Üçüncü Zümre):
Miras bırakanın ikinci zümreden de mirasçısı bulunmuyorsa o takdirde mirası üçüncü zümreye kalacaktır. Bu mirasçılar da büyükannesi ve büyükbabasıdır. Paylar eşit şekilde dağıtılır, büyükbaba veya büyükannenin vefatı durumunda payları onların altsoyuna (mirasbırakanın amca-hala-teyze-dayısı) geçer.
4. Sağ Kalan Eş:
Sağ kalan eşin mirasçılığı herhangi bir zümrenin içinde yer almaz. Eş, her zümre ile farklı oranlarda miras hakkına sahiptir. Eşin mirasçılık oranları şöyledir:
- Sağ kalan eş miras bırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri,
- Sağ kalan eş eğer miras bırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı,
- Sağ kalan eş miras bırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü,
- Başka mirasçı yoksa sağ kalan eş mirasın tamamını alır.
5. Evlatlık:
Miras bırakanın evlatlığı varsa TMK hükümleri uygulanır. Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur. Öz çocuk ile evlatlık arasında miras hakkı bakımından fark yoktur. Ayrıca evlâtlığın biyolojik ailesindeki mirasçılığı da devam eder.
Ancak evlat edinen ve onun hısımları, evlatlığa mirasçı olmaz. Yani bir çocuğu evlat edinmiş olan anne-babası söz konusu çocuğa mirasçı olamamaktadırlar. Doktrin bu düzenlemeyi eleştirmektedir. Kanun koyucu ise kötü niyetli evlat edinmelerin önüne geçmeyi amaçlamıştır.
6. Devlet:
Miras bırakanın hiçbir mirasçısı yoksa, miras Türk Devleti’ne geçer.
Miras Paylarının Dağılımı
- Miras bırakanın gerisinde yalnızca altsoyu kaldıysa mirası kaç tane çocuğu kaldıysa eşit şekilde altsoylara bölünecektir. Örneğin 3 çocuğu olduğu ihtimalde her bir çocuğun miras payı 1/3 oranında olacaktır.
- Miras bırakan vefat ettiğinde geride eşi ve alt soyu kaldıysa bu takdirde öncelikle sağ kalan eşin miras payı olan ¼ pay ayrılacaktır. Geri kalan miras payı kaç tane çocuk kaldıysa onlara paylaştırılır. Örneğin kişi vefat ettiğinde eşi ve 2 çocuğu kaldıysa bu durumda ¼ eşinin miras payı 3/8 de her bir çocuğu düşen miras payı olarak hesaplanır.
- Miras bırakan vefat ettiğinde geride altsoyu yoksa bu durumda miras üst soyuna yani anne-babasına kalacaktır. Örneğin kişi vefat ettiğinde eşi ve anne-babası mirasçı olarak kalırsa bu durumda öncelikle sağ kalan eşin miras payı olan ½ pay ayrılır. Geri kalan ½ pay ise miras bırakanın annesi ve babasına kalacaktır.
- Miras bırakan vefat ettiğinde geride sadece eşi kaldıysa bu durumda eşi tüm mirasın sahibi olacaktır.
Bunlar en çok karşılaşılan miras paylarının dağıtılmasıdır. Ancak her olay kendi içinde özel durumlar gerektirdiğinden olası bir miras davası için tarafımıza ulaşabilirsiniz.
Miras Paylaşımında Özel Durumlar
Burada karşımıza en çok çıkan durum miras bırakan kişinin yukarıda da bahsettiğimiz üzere bir atanmış mirasçı bırakmasıdır. Kişi kanunen belirlenmiş saklı pay mirasçılarının haklarını zedelemeden mirasını miras sözleşmesi veya vasiyetname yoluyla üçüncü kişilere de bırakabilir. Saklı pay mirasçıların kim olduğuna ilişkin ilgili yazımızı okuyabilirsiniz.
Hukuki Süreçte Uzman Avukat Desteğinin Önemi
Yasal mirasçılık payları ve miras davaları, malvarlığının mirasçılar arasında adil şekilde paylaşılmasını düzenleyen ve çoğu zaman hem aile içi anlaşmazlıklar hem de hukuki tekniklikler nedeniyle oldukça karmaşık hale gelen süreçlerdir. Bu tür davalarda, mirasçılık sıfatının doğru tespiti, yasal ve saklı pay oranlarının belirlenmesi, terekenin kapsamına ilişkin incelemeler ve olası tenkis veya iptal taleplerine dair stratejinin dikkatle oluşturulması büyük önem taşır. Hem miras hakkı haksız biçimde zedelenen mirasçıların haklarını koruyabilmeleri hem de olası hak kayıplarının önüne geçilebilmesi için sürecin en başından itibaren miras hukuku alanında uzman bir avukattan profesyonel destek alınması, uyuşmazlıkların adil şekilde çözülmesi açısından gereklidir.
İlgili Hukuki Konular
Miras payları ve yasal mirasçılık hakkında daha fazla bilgi için diğer miras hukuku yazılarımızı inceleyebilirsiniz:
Geri bildirim: Saklı Paylı Mirasçılar - Efendioğlu Hukuk Bürosu
Geri bildirim: Saklı Paylı Mirasçılar - Efendioğlu Hukuk Bürosu
Geri bildirim: Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat) - Efendioğlu Hukuk Bürosu
Geri bildirim: Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Davası - Efendioğlu Hukuk Bürosu
Geri bildirim: Tenkis Davası - Efendioğlu Hukuk Bürosu