Kambiyo senetleri, ticari hayatta ödeme ve kredi aracı olarak önemli bir yere sahiptir. Türk Ticaret Kanunu; bono, poliçe ve çeki kambiyo senetleri arasında sayar. Bu senetler, şekle sıkı bağlılık ve soyutluk ilkeleriyle diğer borç ilişkilerinden ayrılır. Ayrıca kambiyo senetleri, alacaklıya özel takip yoluna başvurma imkânı sağlar.
Borçlu kambiyo senedindeki borcu ödemezse alacaklı, kanunun tanıdığı özel hukuki yollara başvurur. Bu nedenle kambiyo senetlerinde borcun ödenmemesi hem alacaklı hem de borçlu açısından önemli sonuçlar doğurur. Özellikle icra hukuku, alacaklının başvuracağı takip yolunu ve borçlunun haklarını belirler.
Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu Nedir?
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip, özel nitelikte bir ilamsız icra yoludur. Bu yola başvurulabilmesi için alacaklının elinde kambiyo senedi niteliğinde bir belge bulunması gerekir. Ayrıca kambiyo senetlerinin ödenmemesi şarttır. Kanuna göre kambiyo senetleri; poliçe, bono ve çek olmak üzere sınırlı şekilde sayılmıştır. Kambiyo senetleri kanunda sınırlı olarak sayıldığından alacaklı örneğin tahvil gibi belgelerle bu yola başvuramaz. Bu şekilde belgeleri olan alacaklıların genel haciz yollarına başvurması gerekmektedir.
Kambiyo Senetlerine Dayalı Takip Başlatılması
Alacaklı, takip talebini icra dairesine vererek kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibi başlatır. Bu kapsamda alacaklı, senedin aslını takip talebine ekler. Yetki konusunda ise İcra ve İflas Kanunu hükümleri esas alınır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 167 ve devamı maddeleri, kambiyo senetlerine özgü haciz yolunu düzenler. Alacaklı, bu takip yolunda alacağını bir kambiyo senedine dayandırır. Ayrıca takibi başlatmak için mahkeme kararına ihtiyaç duymaz.
İcra müdürü, takip talebini ve senedi kanundaki şartlar açısından inceler. Senet kambiyo senedi niteliğini taşıyorsa icra müdürü ödeme emrini borçluya gönderir. Böylece takip süreci devam eder.
İİK m. 168 uyarınca ödeme emri; alacak miktarı, faiz, takip dayanağı senet ve borçlunun başvurabileceği hukuki yollar hakkında bilgi içerir.
Borçlunun Ödeme Emrine İtirazı
Ödeme emrinin usulüne uygun tebliği, borçlu açısından süreleri başlatır. Ancak borçlu, senedin kambiyo senedi niteliğini taşımadığını düşünüyorsa İİK m. 168 kapsamında şikâyet yoluna başvurur.
Senet kambiyo senedi niteliğini taşıyorsa borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesinde borca veya imzaya itiraz edebilir. Ancak borçlunun itirazı, kural olarak satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle alacaklı, itiraza rağmen haciz aşamasına kadar takip işlemlerini sürdürebilir.
Ancak borçlu mallarının haczedilmemesi veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için icra mahkemesinden takibin geçici olarak durdurulmasını talep edebilir. Ayrıca gerekli şartların oluşması ve hâkimde yeterli kanaatin oluşması hâlinde, icra mahkemesi bu geçici durdurma kararını resen de verebilir.
İtirazın Değerlendirilmesi
A. İmzaya İtiraz
Borçlu, kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürüyorsa, bu itirazını açık ve ayrı bir şekilde, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine bildirmelidir. İmzaya süresinde itiraz edilmemesi hâlinde ise, senetteki imzanın borçluya ait olduğu kabul edilir. “Borcum yoktur”, “senet vermedim” ya da “senet sahtedir” şeklindeki itirazlar imzaya itiraz niteliği taşımamaktadır. (Yarg. 12. HD. 1998/4971 K.)
İcra Mahkemesi tarafından imzaya itiraz incelemesi duruşmalı olarak yapılmak zorundadır. Ancak borçlu yapılan ilk duruşmada hazır bulunmaz ve mazeretini bildirmezse, icra mahkemesi başka bir inceleme yapmaksızın itirazın reddine karar verir. Ayrıca borçluyu takip konusu senede dayanan alacağın %10 u oranında para cezasına mahkûm eder.
Borçlunun itiraz haklı çıkar itirazın kabulüne karar verilirse ve ayrıca Senedi takibe koyan alacaklının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun tespiti hâlinde, alacaklı takip konusu alacağın en az %20’si oranında tazminata ve ayrıca alacağın %10’u oranında para cezasına mahkûm edilir.
Borçlunun itirazı haksız çıkar, itirazın reddine karar verilirse borçlu, takip konusu senet alacağının %40’ından aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip konusu alacağın %10 u oranında para cezasına mahkûm edilir.
Önemle belirtmek gerekir ki icra mahkemesi kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden tarafların genel mahkemelerde alacak davası veya menfi tespit davası açma hakları saklı kalacaktır.
B. Borca İtiraz
Borçlunun imzaya yönelik itirazı dışında kalan tüm itiraz sebepleri, borca itiraz kapsamında yer alır. Borca itirazın da ödeme emri tebliğinden itibaren 5 gün içinde yapılması gerekir. Bu kapsamda kişinin borçlu olmadığı iddiası (Yarg. 12. HD. 2018/5588 K.), zamanaşımı iddiası (Yarg. 12. HD. 2020/5781 K.), teminat senedi olduğu iddiası (Yarg. 12. HD. 2018/10147 K.), sahtelik iddiası (Yarg. 12. HD. 2018/1965 K.) da borca itiraz kapsamındadır.
İcra mahkemesi hâkimi, dosyayı incelemek üzere tarafları en geç 30 gün içinde duruşmaya davet eder. Alacaklı veya vekili bu duruşmaya katılmazsa, mahkeme itiraza konu edilen kısım yönünden takibin geçici olarak durdurulmasına karar verir.
Takibin devamını talep eden alacaklı, bu geçici durdurma kararından itibaren altı ay içinde icra mahkemesine başvurarak, borçlu tarafından sunulan belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ispat edecektir. Bu hususun ispatlanması hâlinde, icra mahkemesi takibin devamına karar verir.
Eğer borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğinin usulsüz yapıldığı düşünülüyorsa itiraz dilekçesinde tebligatın usulsüz yapıldığı da belirtilmelidir. Yargıtay kararlarına da göre tebligatın usulsüz yapıldığı İcra Mahkemesi tarafından re’sen dikkate alınmayacaktır. (Yarg. 12. HD. 2019/16211)
İtiraz Usulü
Borçlu tarafından yapılan itirazın kanun maddesine göre yazılı bir dilekçe ile yapılması zorunludur. Sözlü itiraz yapılamaz. Ayrıca itiraz HMK m. 118 hükmü gereğince dava niteliğinde değildir. Bu sebeple de itiraz dilekçesinin HMK m. 119 da yer alan şartlara haiz olması gerekmez. (Yarg. 12. HD. 2017/5747 K.)
Ödeme Emrine İtiraz Edilmemesi
Borçlunun 5 günlük sürede itiraz etmemesi durumunda borçlu 10 günlük süre içinde (yani kalan 5 gün içinde) mal beyanında bulunmak ve borcu ödemek zorundadır. Aksi halde haciz ve ardından satış işlemleri uygulanacaktır.
Alacaklı takibin kesinleşmesi ile haciz talebinde bulunabilme hakkını kazanır. Haciz, ödeme emrinin kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde mal beyanı beklenmeden istenebilir. İİK m. 59’a göre, taleple birlikte haciz için gerekli giderler alacaklı tarafından ödenmelidir. Bu kapsamda da borçlunun maaşına, mevduat hesaplarına, taşınan ve taşınmazlarına haciz koyulabilecektir.
Türk hukukunda haczedilen malların doğrudan doğruya takip alacaklısına verilmesi söz konusu olmadığından haczedilen mal para değilse alacaklı veya borçlu tarafından haczedilen malın paraya çevrilmesinin talep edilmesi gerekir.
Borçlu Açısından Hukuki Çözümler
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte borçlunun tamamen korumasız olduğu söylenemez; ancak bu süreçte başvurulabilecek hukuki yolların teknik ve süreye bağlı olması, profesyonel destek alınmasını fiilen zorunlu kılmaktadır. Nitekim borçlu, ödeme emrine süresi içinde itiraz edememiş veya itirazı reddedilmiş olsa dahi, borçlu olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açabilir; takip kesinleşmiş ve ödeme yapılmışsa bu kez istirdat davası gündeme gelir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi kapsamında düzenlenen bu davalar, her ne kadar borçluya önemli bir koruma sağlasa da, ispat yükünün çoğunlukla borçlu üzerinde olması ve kambiyo senetlerinin güçlü delil niteliği taşıması nedeniyle uygulamada dikkatli bir hukuki değerlendirme gerektirir. Bu sebeple, hak kaybı yaşanmaması adına sürecin başından itibaren bir avukat aracılığıyla hareket edilmesi, hem doğru hukuki yolun belirlenmesi hem de sürelere uygun şekilde gerekli işlemlerin yapılması bakımından büyük önem taşımaktadır.
Hukuki Süreçte Uzman Avukat Desteğinin Önemi
Kambiyo senetlerine özgü icra takibi, çek, bono ve poliçe gibi senetlere dayalı alacakların hızlı şekilde tahsilini sağlayan özel bir takip yoludur. Bu yol, genel haciz yoluna göre daha hızlı işler. Ayrıca alacaklıya önemli avantajlar sağlar.
Bu takipte, senedin kambiyo senedi niteliğinde olması gerekir. Senedin şekil şartları eksiksiz olmalıdır. İcra dairesi, borçluya ödeme emri gönderir. Borçlu, kısa süre içinde itiraz edebilir. Ancak itiraz sebepleri sınırlıdır.
Uygulamada sürelerin kaçırılması ciddi hak kayıplarına yol açar. Ayrıca senedin geçerliliği dikkatle incelenmelidir. İmza itirazı ve borca itiraz ayrı değerlendirilir. Bu nedenle takip sürecinin doğru yönetilmesi büyük önem taşır. Sürecin başından itibaren icra hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınması, alacağın hızlı ve güvenli şekilde tahsilini sağlar.
İlgili Hukuki Konular
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu, icra hukukundaki diğer takip yollarıyla yakın ilişki taşır. Bu nedenle aşağıdaki yazılarımız konu hakkında tamamlayıcı bilgiler içerir:
Geri bildirim: İlamlı İcra Takibi - Efendioğlu Hukuk Bürosu