Vasi Kavramı Nedir?
Vasi, istisnai hallerde vesayet altına alınmış olan küçüğün veya kanunda sayılan belirli sebeplerle kısıtlanmış kişilerin malvarlıklarını korumak menfaatlerini gözetmek ve ayrıca hukuki işlemlerde bu kişileri temsil etmek amacıyla yetkili ve görevli mahkeme tarafından belirlenmiş kişidir. Bu durum Türk Medeni Kanunu m. 403 hükmünde tanımlanmaktadır. Kişiler vasilik kararının alınmasıyla birlikte vasi tayin edilir. Kanun koyucu tarafından gözetilen amaç topluma göre dezavantajlı kişilerin korunması ve haklarının gözetmektir.
Bu bağlamda vasilik kararının alınması, kimlerin vasi olabileceği veya mahkeme sürecinin nasıl geçeceği bu makalede ele alınacaktır.
Vasilik Türleri ve Vesayeti Gerektiren Haller Nelerdir?
Vasilik kararı küçükler için veyahut kısıtlanmış olan yetişkinler için alınabilir.
Küçüklerin vesayet altına alınma durumu TMK m. 404 hükmünde açıklanmaktadır. Buna göre velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınacaktır. Bu durumun gerçekleşmesi için küçüğün bir yetişkinin velayeti altında bulunmaması gerekmektedir. Bu durum örneğin ebeveynlerin velayet hakkından mahrum bırakılmasında, ölüm gibi durumlarda, ana babanın reşit olmamasında vb. hallerde karşımıza çıkmaktadır. Detaylı durumlar için lütfen bir avukata danışınız.
Küçük hakkında vasi atanmasını gerektiren durumların ortaya çıkması halinde, bu durum nüfus memurları, noterler, idari makamlar ve mahkemeler tarafından yetkili vesayet makamına bildirilmelidir.
Gerekli durumlarda ilgili kanun maddesine göre henüz ergin olmayanların kişilerin de kısıtlanması mümkündür. Bu kısıtlanma kararı kişinin ergin olmasından itibaren sonuç doğurur. Ayrıca kısıtlanan ergin çocuklar da kural olarak velayet altında bırakılmaya devam edecektir.
Ergin olan yetişkinlere vasi atanması için ise kanunda sayılan bazı durumların gerçekleşmesi gerekir. Çünkü bu durumlarda reşit olan bireylerin kendi haklarını koruyamaması ihtimali doğmaktadır. Bunlar:
- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
- Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim
- Özgürlüğü bağlayıcı ceza
- İstek üzerine kısıtlanmadır.
Akıl Hastalığı veya Akıl Zayıflığı Durumunda Vasi Atanması
Bir kişiye bu sebepten dolayı vasi atanabilmesi için bu ruhsal rahatsızlığının sürekli durumda olması, bu rahatsızlık ile ilgili resmi bir sağlık kuruluşundan alınmış olan kurul raporunun bulunması ve ayrıca birden fazla rapor varsa bu raporlar arasında çelişki bulunmaması gerekir.
Savurganlık, Alkol veya Uyuşturucu Madde Bağımlılığı, Kötü Yaşama Tarzı, Kötü Yönetim Sebebiyle Vasi Atanması
Kişinin savurgan olması malvarlığını düzgün yönetemeyerek ekonomik sıkıntılara sebebiyet vermesiyle olur ve bilirkişi raporu ile bu hususun tespiti gerekir.
Kişinin bağımlılık sebebiyle kısıtlanması için alkol kullanımının süreklilik arz etmesi, ayrıca bu kullanımın hayatına tesir etmesi gerekecektir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına bu bir şarttır.
Kötü yaşama tarzının var olabilmesi için toplum tarafından ahlaka uygun görülmeyen davranışların süreklilik arz etmesiyle kendisi ve aileleri için tehlike oluşturması gerekir.
Kötü yönetim sebebiyle verilecek kararlar için de kişinin malvarlığını yönetme sorumluluğunu yerine getirememesi gerekecektir.
Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza Sebebiyle Vasi Atanması
2024 yılında yapılan kanun değişikliği ile birlikte artık ceza infaz kurumunda kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir kişinin cezası eğer 5 yıldan fazlaysa kişinin haklarını kullanabilmesi için isteğine bağlı olmaksızın kendisine vasi ataması yapılabilir.
Bunun dışında hükümlü bulunan kişinin kendisi de 5 yıldan daha az cezası olsa dahi kendisinin kısıtlanması ve kendisine bir vasi atanmasını ilgili vesayet makamından talep edebilecektir.
Kişinin Kendi İsteği Durumunda Kısıtlanması
TMK madde 408 hükmü gereğince bir kişinin yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden olgular mevcutsa kişi kendisinin kısıtlanmasını yetkili vesayet makamından talep edebilir.
Kişinin kısıtlılık kararı verilmeden önce bizzat kendisinin dinlenmesi zorunludur.
Vasilik Kararında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Vasilik kararını veren mahkeme Sulh hukuk Mahkemesi; bu mahkemenin denetim mercii ise asliye hukuk mahkemeleridir. Bu mahkemelerinin belirlenmesindeki yetki kuralı küçüğün veya kısıtlının yerleşim yeridir.
Kimler Vasi Olarak Atanabilir?
Bir kişinin vasi olarak atanabilmesi için TMK hükümlerine göre öncelikle ergin olması gerekir. Ayrıca bu kişinin niteliği vasiliği gerektirecek işleri yapabilir durumda olmalıdır. Kanun koyucu da vasi adayının bu yetenekte olmasını istemiştir. Bu yetenekler, hem ahlaki hem de fiziksel yeterlilikler olarak değerlendirilir. Vasi olarak atanan kişinin, kısıtlı bireyin haklarını koruyabilecek, onun menfaatlerini savunabilecek ve bu sorumluluğu yerine getirebilecek bir karaktere sahip olması önemlidir.
Mahkemenin vasi ataması yaparken öncelikli olarak kısıtlı kişinin yakınları arasından atama yapmaya çalışır. Özellikle eşi veya yakın hısımları bu konudaki doğal adaylardır. Zira vasi olarak atanacak kişinin yerleşim yeri yakınlığı ve kişisel ilişkiler önemlidir. Ayrıca ilgili kısıtlı adayının, anası veya babasının da görüşü alınır.
Ayrıca vesayet altına alınan kimsenin yerleşim yerinde oturanlardan vasiliğe atananlar, bu görevi kabul etmekle yükümlüdürler.
Kimler Vasilikten Kaçınabilir?
Bazı özelliklere haiz kişiler vasilik görevini kabul etmek zorunda değildir. Bu husus TMK madde 417 hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre;
- Altmış yaşını doldurmuş olanlar,
- Bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar,
- Dörtten çok çocuğun velisi olanlar,
- Üzerinde vasilik görevi olanlar,
- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar,hâkimlik ve savcılık mesleği mensupları vasilik görevinden kaçınabilirler.
Kimler Vasi Olamaz?
Vasi adaylarının bazı özelliklere sahip olması onların bu görevi yapmalarına engel teşkil eder. Bu husus TMK m. 418 hükmünde belirtilmiştir. Bu kişiler;
- Kısıtlılar,
- Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,
- Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar,
- İlgili vesayet daireleri hâkimleridir.
Bu kişilerin vasilik görevini kanundan kaynaklanan sebeplerden dolayı yapamazlar. İsteğe bağlı bir durum değildir. Ayrıca kanunda belirtildiği üzere her hakimin bu görevi yapmasına engel yoktur. Yalnızca ilgili dosyaya karar vermiş olan yargıç bu görevi icra edemez.
Mahkeme Süreci
Vasilik davası, vasilik talebinde bulunan kişinin başvurusu ile başlatılır. Bu davayı açma hakkı; kişinin çevresinde bulunan akrabaları, sosyal hizmet kuruluşları, savcılık ve kamu görevlileri gibi ilgili kişi ve kurumlara tanınmıştır. Zira bu davanın açılması hem söz konusu kısıtlı adayın menfaatlerinin korunması hem de toplumun menfaatinin korunması için bir şarttır.
İlgili Sulh Hukuk Mahkemesine başvuru dilekçe ile yapılır. Söz konusu bu dilekçede kişinin neden vesayet altına alınması gerektiği detaylıca açıklanmalı ve bu olgular belgeler ile ispat edilmelidir.
Kişinin vesayet altına alınıp alınmayacağı kararı mahkemece detaylıca incelenir. Söz konusu bu kişinin haklarının kısıtlanması durumu olduğundan bu incelemenin detaylı yapılması önem arz edecektir. Mahkemenin inceleme yapmasından sonra da vasilik kararı hüküm altına alınacaktır.
Kararın İlanı
Mahkeme kararından sonra derhal atanmış olan vasiye bu karar tebliğ edilecektir. Ayrıca ilgili kanun maddesi gereğince de kısıtlamaya ve vasi atanmasına veya kısıtlanan velâyet altında bırakılmışsa buna ilişkin karar, kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân edilmesi zorunludur.
Karardan Kaçınma ve İtiraz Hakkı
Vasi olarak atanmış kişi kararın kendisine tebliğinden itibaren 10 gün içinde vasilikten çekinme hakkını kullanabilir. Diğer ilgililer vasilik kararını öğrenmelerinden itibaren 10 gün içinde yapılmış atamanın usule aykırı olduğunu iddia edebilirler. Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.
Ancak itiraz edilse veyahut atanmış vasi çekinme hakkını kullanmış olsa dahi mahkemenin incelemesi ve yeni vasi atamasına kadar sorumluluğu devam edecektir.
İzin Alınması Gereken Hususlar
Her ne kadar mahkeme tarafından yasal temsilci olarak kısıtlı kişiye işlemleri yapması amacıyla vasi atanmış olsa da kanunda sayılmış olan bazı hususlarda vesayet makamından; bazı durumlarda da vesayet makamı izninden sonra denetim makamından da izin alınması gerekmektedir.
Şu hallerde vesayet makamının izni gerekecektir:
1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması,
2. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,
3. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,
4. Ödünç verme ve alma,
5. Kambiyo taahhüdü altına girme,
6. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,
7. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,
8. Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,
9. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,
10. Borç ödemeden aciz beyanı,
11. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,
12. Çıraklık sözleşmesi yapılması,
13. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,
14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.
Şu hallerde ise vesayet makamının izninin yanında ayrıyeten denetim makamının da onayını almak zorunludur:
1. Vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi,
2. Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,
3. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,
4. Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,
5. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,
6. Küçüğün ergin kılınması,
7. Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.
2025 Vasilik Maaşı Ne Kadardır?
2025 yılı itibarıyla, vasi maaşı, vesayet altındaki kişinin malvarlığı ve mahkeme kararına göre farklılık gösterir. Eğer vesayet altındaki kişi maddi varlıklara sahipse, mahkeme, vasinin görevini yerine getirmesi için belirli bir ödeme yapılmasını kararlaştırabilir. Bu ödeme genellikle 3.000 TL ile 5.000 TL arasında değişir. Ancak vasinin maaşı, vesayet altındaki kişinin gelirinden karşılanır ve genellikle kişinin mali durumuna göre belirlenir. Devlet tarafından doğrudan bir vasi maaşı ödenmez. Maaş miktarı ve ödeme şartları, mahkeme tarafından her dosyaya özel olarak belirlenir. Sosyal yardım veya maaş uygulamaları hakkında ayrıntılı bilgi almak için yerel sosyal hizmet birimlerine başvurulması tavsiye edilir.
Vesayet Altındaki Kişinin Yerleşim Yerinin Değişmesi
Yetkili vesayet makamından onay alınmadığı sürece, vasi atanan kişinin ikametgah adresi değiştirilemez. İzin alındıktan sonra ise ikametgah değişikliğiyle birlikte yetki, yeni vesayet makamına devredilir ve yeni ikametgah yerinde vesayet kararı ilan edilir.