İşe iade davası, işverenin geçerli bir nedene dayanmadan iş sözleşmesini feshetmesi halinde gündeme gelir. İşçinin, yasal süresi içinde gerekli başvuruları yaparak işe dönüşünü talep etme hakkı vardır. Ayrıca şartları varsa çalışmadığı döneme ilişkin boşta geçen süre ücretini ve işe başlatmama tazminatını da ister.
İşe iade davası yasal dayanağını İş Kanunu m. 20 hükmünden alır.
Dava Öncesi Zorunlu Arabuluculuk
İşçi, işe iade davası açmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna gitmek zorundadır. 2018 yılından itibaren açılan işe iade davalarında arabuluculuk zorunlu bir hale getirilmiştir. Bunun anlamı arabuluculuk aşamasının bir dava şartı olmasıdır. Arabuluculuk yoluna gidilmeden açılan davalar ise esas incelemesi yapılmadan usulden reddedilecektir.
İşçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Yargıtay bu süreyi hak düşürücü bir süre olarak kabul etmiştir. (Yarg. 22. HD. 2018/9897 K.) Bu sebeple de mahkeme bu süreyi re’sen dikkate alacaktır.
Arabulucu işin kendisine tevdiinden itibaren 3 hafta içinde işlemi sonuca bağlar. Zorunlu hallerde süre en fazla 1 hafta uzatılır.
Dava Şartları
1. İş Kanununa veya Basın İş Kanununa Tabi Olarak Çalışmak
İş güvencesi hükümleri, 4857 sayılı İş Kanunu veya 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamındaki işçilere uygulanabilir. Ancak her çalışan işe iade davası açamaz. Örneğin Deniz İş Kanunu veya TBK kapsamında çalışan kişiler, kural olarak bu güvenceden yararlanamaz. Ayrıca İş Kanunu’nun 4. maddesinde sayılan istisnalar da iş güvencesi hükümlerinin dışında tutulmuştur. Bu nedenle sözleşmeli personel, çıraklar ve stajyerler iş güvencesinden yararlanamaz.
Ancak işyeri sendika temsilcileri bu kuralın istisnasını oluşturur. Deniz İş Kanunu veya Türk Borçlar Kanunu kapsamında çalışan işyeri sendika temsilcileri de iş güvencesi hükümlerinden yararlanır.
2. İş Yerinde En Az 30 İşçi Çalışması
İş güvencesinden yararlanmak için işyerinde en az 30 işçi çalışması gerekir. Eğer işveren aynı işkolunda birden fazla işyeri işletiyorsa tüm işyerlerindeki işçi sayısı birlikte hesaplanır.
Bu hesaplamada işverenin aynı işkolundaki farklı işyerlerinde çalışan işçiler dikkate alınır. Ancak ikame işçiler, çıraklar, stajyerler ve ödünç işçiler bu sayıya dahil olmaz. Alt işveren işçileri de kural olarak 30 işçi hesabında yer almaz.
Bu kuralın istisnası ise tarım ve orman işlerinde çalışan işçi sayısının 51 olması gerekmesidir.
3. Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi Olması
İş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için işçinin belirsiz süreli bir iş sözleşmesiyle çalışıyor olması gerekir. Ayrıca işveren, esaslı bir neden bulunmadıkça belirli süreli iş sözleşmelerini zincirleme şekilde yapamaz. Aksi halde sözleşme baştan itibaren belirsiz süreli olur. Bu husus, işçinin işe iade davası açabilmesi bakımından önem taşır.
4. İşçinin En Az 6 Aylık Kıdeminin Bulunması
İşe iade davası açmak için işçinin işyerinde en az altı aylık kıdeme sahip olması gerekir. Bu süre, işe giriş tarihinden fesih bildiriminin yapıldığı tarihe kadar geçen zamanı kapsar. Yer altı işlerinde çalışan işçiler bakımından ise altı aylık kıdem şartı yoktur. Ayrıca deneme süresi kıdem hesabına dahil edilirken, ihbar öneli bu süreye dahil olmaz. Buna karşılık, işçinin raporlu olduğu süreler de kıdem hesabında dikkate alınır.
Sendika temsilcileri bakımından altı aylık kıdem şartı aranmaz. Bu nedenle sendika temsilcilerinin, altı aylık kıdeme sahip olmasalar da işe iade davası açma hakkı vardır.
5. İşverenin Geçerli Nedene Dayanmadan Sözleşmeyi Feshetmesi
İşveren, iş sözleşmesini feshederken geçerli bir nedene dayanmak zorundadır. İşverenin haklı nedenle fesih hakkının neler olduğuna ilişkin yazımıza ulaşabilirsiniz. Fesih işlemi geçerli bir nedene dayanmıyorsa, işçi işe iade davası açma hakkına sahip olur. Örneğin işverenin hileli şekilde ikale yapmış gibi göstermesi ya da işçinin istifa etmiş gibi gösterilmesi hâllerinde de, somut duruma göre işçinin işe iade davası açma hakkı olur.
Dava Açma Süresi
İş Kanunu m. 20/1 hükmüne göre, arabuluculuk son tutanağı düzenlenmesinden itibaren işçi 2 hafta içinde dava açmalıdır. Söz konusu bu süre hak düşürücü süre olduğundan bu süreyi kaçıran işçi dava açma hakkını kaybeder. Ayrıca süre hakim tarafından re’sen dikkate alınacaktır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
İşe iade davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Yetkili mahkeme ise davalı işverenin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi veya işçinin fiilen çalıştığı işyerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu nedenle işçi, dilerse işverenin yerleşim yerinde, dilerse çalıştığı işyerinin bulunduğu yerde işe iade davası açar.
Davanın Açılması
Söz konusu bu dava ile birlikte işçi yukarıda sayılan dava açma şartlarını taşıdığını, arabuluculuk aşamasının olumsuz sonuçlandığını ve bu sebeple işe iade edilmesi gerektiğini iddia edecektir.
Buradaki önemli husus, işe iade davası hali hazırda görülmekteyken işçi tarafından feshe bağlı haklar olan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacaklarının talep edilemeyeceğidir. Zira dava sırasında fesih askıdadır. Fesih henüz gerçekleşmediğinden de feshe bağlı olan bu alacaklar dava sırasında talep edilemez. Eğer edilmişse işçilik alacaklarına ilişkin davanın usulden reddi gerekir. (Yarg. 9. HD. 2020/816 K.)
Davanın Sonuçları
İşe iade davasının sonuçları, davanın kabul edilip edilmemesine göre farklılık gösterir.
Davanın kazanılması, yani mahkemece feshin geçersiz sayılarak işçinin işe iadesine karar verilmesi hâlinde, kararın kesinleşmesinden itibaren işçi 10 iş günü içinde işverene başvurmak zorundadır. Süresi içinde başvuru yapılmazsa, fesih geçerli hale gelir ve işçi, işe iade ile ilgili haklarını kaybeder. Keza, işçinin başvurusunun samimi olması gerekir; aksi halde tazminat hakkını kaybedecektir.
İşveren, işçinin başvurusu üzerine bir ay içinde işçiyi işe başlatmakla yükümlüdür. Bu süre içinde işçinin eski görevinde ya da benzer koşullarda işe davet edilmesi gerekir. Aksi hâlde işveren, kanunda öngörülen yaptırımlarla karşılaşır.
İşe iade davasının reddedilmesi durumunda ise taraflar, iki hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurarak kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürecektir.
İşe İade Davasında Tazminat
Dava sürecinde işçi için 2 tür tazminat vardır : Bunlar, boşta geçen süre tazminatı ve işe başlatmama tazminatıdır.
- Boşta Geçen Süre Tazminatı: İşçinin iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten, mahkeme kararının kesinleşmesine kadar geçen dönem “boşta geçen süre” olarak adlandırılır. İşveren, işçiyi işe başlatsın ya da başlatmasın, bu süreye ilişkin en fazla dört aya kadar ücret ve diğer hakları ödemekle yükümlüdür. Boşta geçen süre ücreti giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanır ve mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır. Ancak, yol ücreti dahil değildir.
- İşe Başlatmama Tazminatı: İşe iade davası sonucunda işçi işe başlatılmazsa, işveren işçiye en az 4, en fazla 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür. Bu miktar mahkeme tarafından hesaplanır. Ancak işçinin işe başlama niyetinin samimi olmaması hâlinde bu tazminata hükmedilmez. İşe başlatmama tazminatı giydirilmiş ücret üzerinden değil, çıplak ücret üzerinden hesaplanır ve yasal faiz uygulanır.
Dava Devam Ederken İşçinin İşe Dönmesi
İşe iade davası sürerken işveren tarafından işçinin yeniden işe alınması durumunda dava konusuz kalacaktır. Bu durumda işe iade kararı ve işe başlatmama tazminatı yönünden mahkeme karar verilmesine yer olmadığı kararı verecektir. Ancak feshin geçersizliğinin tespiti ve boşta geçen süre varsa buna ilişkin tazminat yönünden ise somut olaya göre dava devam eder. Çünkü işe başlatma işçinin boşta geçen süresini telafi etmez ve mahkeme tarafından bunun tespiti gerekir. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. (Yarg. 22. HD. 2015/10730 K.)
Hukuki Süreçte Uzman Avukat Desteğinin Önemi
İşe iade davası, geçerli bir neden olmadan işten çıkarılan işçinin işine geri dönmesini sağlayan önemli bir iş hukuku davasıdır. Bu dava ile işçinin iş güvencesi korunur. Ayrıca işverenin keyfi fesih yapmasının önüne geçilir.
Bu davanın açılabilmesi için işyerinde en az 30 işçi çalışması gerekir. İşçinin en az 6 aylık kıdemi bulunmalıdır. İş sözleşmesinin belirsiz süreli olması da şarttır. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır.
Uygulamada sürelerin kaçırılması ciddi hak kayıplarına yol açar. Ayrıca fesih nedeninin geçerli olup olmadığı dikkatle değerlendirilmelidir. Dava sürecinde boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı gündeme gelir. Bu nedenle sürecin başından itibaren iş hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınması, hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşır. Bu sebeple tarafımıza ulaşabilirsiniz.
İlgili Hukuki Konular
İşe iade davası, işçinin fesih nedeniyle doğan diğer haklarıyla yakından bağlantı kurar. Bu nedenle iş hukuku hakkında daha fazla bilgi için aşağıdaki yazılarımızı inceleyebilirsiniz:
Geri bildirim: Fazla Mesai Ücreti Nasıl Hesaplanır? (2026 Güncel Rehber) - Efendioğlu Hukuk Bürosu