İşçi ve işveren arasında bulunan ilişkiye iş ilişkisi denmektedir. Bu ilişki arasında akdedilen iş sözleşmesi kanunda aksi belirtilmediği sürece özel bir şekil şartına tabi değildir. İşçi sözleşme kapsamında iş görmeyi işveren de bu hizmete karşılık bir ücret ödemeyi kabul eder.
Bu ilişki bazı durumlarda sonlanabilir. İş sözleşmesinin sürdürülmesinin işverenden beklenemeyeceği durumlarda işveren haklı nedenle fesih hakkını kullanarak sözleşmeyi derhal feshedebilmektedir. Ancak bu haklı sebepler kanun tarafından düzenlenmiş olup keyfi olarak iş akdini bitirilmesi söz konusu olmamaktadır.
Kural olarak iş sözleşmesinin biteceği belirli bir süre önceden işçiye bildirilmek zorunda olsa da haklı nedenlerin varlığı halinde işveren tarafından işçiye önceden süre verilmesi zorunlu değildir. Ayrıca işçinin haklı sebeplerle işten çıkarılması halinde kıdem tazminatına da hak kazanamayacaktır. Bu yazımızda haklı sebeplerin neler olduğu kanun maddeleri ve yargı kararları ışığında incelenecektir.
İşverenin Sözleşmeyi Feshedebileceği Haller
İşverenin iş sözleşmesini hangi hallerde haklı nedenle feshedebileceği İş Kanunu m. 25 hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre 3 başlık söz konusudur. Bunlar; sağlık sebepleri, ahlak ve iyiniyet kurallarına uyulmayan haller ve benzerleri ve zorlayıcı sebeplerdir.
A. Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri
1. İşçinin Yanıltıcı Bilgiler Vermesi:
Kanun hükmüne göre işçinin kendi nitelikleri hakkında işçiye yanıltıcı bilgiler vermesi işverene haklı sebeple fesih hakkı vermektedir. Örneğin Yüksek Mahkemenin 2021 yılında verdiği bir karara göre işçinin askerlik yaptığı konusunda işvereni yanıltması durumunda işveren tarafından yapılan feshin haklı sebeple yapıldığına karar verilmiştir. (Yarg. 9. HD. 2021/10519 K.)
2. İşçinin İşverene Karşı Ahlaka Aykırı Söz ve Davranışları:
İşçinin işverene veyahut aile üyelerinden birine karşı şeref ve namusuna dokunmasına yönelik söz ve davranışlarda bulunması da işverene sözleşmeyi feshetme hakkı vermiştir. Ayrıca işçinin işvereni hakkında haksız ithamlarda bulunması da işverene fesih hakkı sağlar.
3.İşçinin İşyerinde Alkol Alması:
İşçinin işyerine alkol veya uyuşturucu madde almış vaziyette gelmesi veya bunları iş yerinde kullanması da işverene sözleşmeyi feshetme imkanı vermektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus işyeri dışında alkol alıp işe gelmiş bir işçinin yalnızca alkol almış olması haklı bir fesih sonucu doğurmaz. Yargıtay kararına göre, “İşçinin, işyeri dışında aldığı alkollü içki miktarı işçinin irade ve davranışlarını ve işini normal şekilde yürütülmesini etkilemiyorsa, sadece içki almış olması sözleşmenin feshi için yeterli değildir.” (Yarg. 9. HD. 2022/8074 K.)
4. İşçinin Başka Bir İşçiye Karşı Cinsel Tacizde Bulunması
İşçiler arasında gerçekleşen herhangi bir cinsel taciz durumunda işverenin de bu konuda derhal önlem alması gerekmektedir. Zira tacize uğrayan işçinin de bu durumda haklı nedenle iş sözleşmesini fesih hakkı bulunmaktadır. Konuyla ilgili detaylı bilgiye işçinin haklı nedenle fesih hakkı yazımızdan ulaşabilirsiniz.
5. İşçinin Doğruluk ve Bağlılığa Uymayan Davranışları
Kanun hükmüne göre bu başlık altına işçinin işverenin meslek sırlarını ortaya çıkarması, hırsızlık yapması, işverenin güvenini kötüye kullanması gibi durumlar girmektedir. Hükme göre kesin bir sınırlılık çizilmediğinden somut göre göre mahkemeler tarafından değerlendirme yapılacaktır.
Yargıtay kararlarına göre işçinin müşterilerden rüşvet alması, işçinin hali hazırdaki işine benzer ve rakip olan başka bir iş daha yapması, işçinin yalan söyleyerek işverenden izinler alması gibi sebepler bu kapsamda değerlendirilmektedir.
6. İşçinin İş Yerinde Suç İşlemesi
Kanuna göre, işçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi işverene haklı nedenle fesih hakkı tanımaktadır.
7. İşçinin İzin Almadan İşe Gelmemesi
İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü işe gelmemesi işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanır. Benzer şekilde işçinin bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi de bu kapsamdadır.
8. İşçinin Görevlerini Yerine Getirmemesi
İşçi iş sözleşmesi kapsamında belirli sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Velev ki işçi kendisine bu görev ve sorumlulukları hatırlatıldığı halde yerine getirmezse bu durumda işverenin haklı nedenle fesih hakkı doğacaktır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus görevlerini yerine getirmemek ve işçinin performans düşüklüğünün farklı kavramlar olmasıdır. İki husus farklı sebepleri karşıladığından dava açarken sebebini doğru belirlemek kritik öneme sahiptir.
9. İşçinin İş Güvenliğine Aykırı Hareket Etmesi veya İş Yerindeki Mallara Zarar Vermesi
İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması işverene haklı nedenle fesih hakkı vermektedir.
B. Sağlık Sebepleri Nedeniyle Fesih Hali
Kanunumuzda sağlık sebepleri şöyle düzenlenmektedir: “İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.”
Ancak bu sebeplere ilave olarak işçinin hasta olması, kaza geçirmesi, doğum yapması veya gebelik hallerinde daha uzun süreler şart koşulmuştur. Buna göre iş kanununda sayılmış sürelere ek olarak bu hallerde 6 haftadan fazla devamsızlık yapılması durumunda işverenin haklı nedenle fesih hakkı doğacaktır.
C. Zorlayıcı Sebepler
İlgili maddeye göre işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması durumunda işverenin haklı nedenle fesih hakkı vardır. Burada işçinin sebebi somut olaya göre değerlendirilecektir.
D. İşçinin Tutuklanması veya Gözaltına Alınması
Bu sebepte işverenin haklı fesih süresi işçinin çalışma süresine bağlanmıştır. Buna göre işçi, altı aydan az bir vakittir çalışıyorsa iki haftadan fazla tutuklu kalması işverene fesih hakkı tanır. İşçi altı ay ile bir buçuk yıl arasında bir vakitte çalışmış ise dört hafta; işçi bir buçuk yıl ile üç yıl arasında bir vakitte çalışmış ise altı hafta; işçi üç yıldan uzun süredir çalışmakta ise sekiz haftadan fazla sürede tutuklu kalmak işverene haklı neden fesih hakkı verecektir.
Haklı Fesih Süresi
İşveren sözleşmeyi ahlak ve iyiniyet kurallarına uyulmadığına dayanarak feshetme yoluna gidecekse fesih süresi gerekçe oluşturacak sebebin öğrenilmesinden itibaren 6 gündür. Bu süre hak düşürücü süre olduğundan süre geçtikten sonra işverenin yapacağı fesih geçersiz olacaktır. Ayrıca işveren her halükarda sebebin gerçekleşmesinden itibaren 1 yıl içinde fesih hakkını kullanmalıdır.
Sağlık veya zorlayıcı sebepler açısından ise kanun koyucu bir süre sınırı koymamıştır. Yani bu hallerde işveren bir süre kısıtlamasına uymaksızın iş akdini feshedebilir.
Haklı Nedenle Feshin Kıdem Tazminatına Etkisi
Kural olarak işveren haklı nedenle fesih gerçekleştirmiş olsa dahi en az bir yıl çalışmış olan işçiye kıdem tazminatını ödemek zorundadır. Ancak bu kuralın istisnasını İş Kanunu m. 25/2 hükmü oluşturur. Yukarıda da anlattığımız ahlak ve iyiniyet kurallarına uyulmamasından dolayı yapılmış fesihlerde işçi kıdem tazminatı isteyemez.
Ancak burada işveren haklı nedenin bu sebeplerden birine dayanarak yapıldığını ispatlamak zorundadır. Aksi halde işçi dava yoluyla kıdem tazminatı talep edebilir. Kıdem tazminatı hakkında daha fazla bilgi için ilgili yazımıza ulaşabilirsiniz.
Haklı Nedenle Feshin İhbar Tazminatına Etkisi
Kural olarak iş akdini sonlandıracak olan taraf karşı tarafa bu akdin sonlanacağını belirli bir süre öncesinde bildirmek zorundadır. Hukuken buna ihbar etme denir ve ihbar sürelerine uyulmadığı takdirde de uymayan tarafa bir ihbar tazminatı ödetilir. Ancak işverenin haklı bir nedene dayanması halinde iş akdi derhal sona ereceğinden herhangi bir ihbar süresine de uyulmasına gerek yoktur. Dolayısıyla hak kazanılmış bir ihbar tazminatı da söz konusu değildir.
Hukuki Süreçte Uzman Avukat Desteğinin Önemi
İşverenin haklı nedenle fesih hakkına ilişkin davalar, iş ilişkisinin devamı ve işyerindeki düzenin korunması bakımından önem taşıyan, çoğu zaman hem işverenin yönetim ve gözetim yetkileri hem de işçinin yükümlülükleri çerçevesinde kapsamlı değerlendirmeler gerektiren süreçlerdir. Bu tür uyuşmazlıklarda, işçinin iş görme borcunu gereği gibi yerine getirip getirmediği, işyerinde işverenin talimatlarına aykırı davranışların bulunup bulunmadığı, sadakat borcunun ihlal edilip edilmediği ve iş ilişkisinin sürdürülmesini çekilmez hâle getiren fiillerin varlığı gibi hususların tespiti büyük önem taşır.
Ayrıca, fesih nedeninin haklı olup olmadığının doğru şekilde ortaya konulması, feshe dayanak teşkil eden olay ve delillerin zamanında ve usulüne uygun biçimde toplanması ile yargılama sürecinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi için titiz bir hukuki strateji izlenmelidir. Hem işverenin haklı nedenle fesih hakkını hukuka uygun şekilde kullanarak olası tazminat ve alacak taleplerine karşı korunabilmesi hem de haksız ve mesnetsiz iddialarla karşılaşmasının önlenmesi bakımından, sürecin başından itibaren iş hukuku alanında uzman bir avukattan profesyonel destek alınması son derece önemlidir. Bu kapsamda hukuki destek almak için tarafımıza ulaşabilirsiniz.